Ekonomik Tetikçinin İtiraflari ? Ekonomik Tetikçiler Kimdir

Hepinize merhaba arkadaşlar
Bir seylerin cevabini bulmak için öncesinde sıkı bir soru olması gerek. Bu günkü sorumuz dünyamızı kimler yönetiyor sorusu. Her ne kadar bu konuda bir çok komplo teorisi olmuş olsada biz olaya çok başka bir açıdan bakicaz ve Bir tetikçinin agzindan dinlicez.Bir tetikçi bir yada bir kaç kişinin hayatını yok edebilirken ekonomik tetikçiler bir halkın ulusun sonunu getirebilir.Şimdi bakalim ekonomik tetikçiler kim ve ne iş yaparlarmış ?

'Ekonomik tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerin adı. Dünya Bankası, ABD Uluslar arası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Dünyamızı kimler yönetiyor? Kirli aileler, kirli şirketler.

Kalkındırma yalanı altında -milyarlarca dolarlık- şişirilmiş projeler ve bu projeleri 'bilimsel' gösteren, üniversite kitaplarına bile geçmiş raporlar, teoriler. Maalesef bu kez komplo değiller! Hedef ülkeler, hedef yöneticiler; ya satılacaklar, ya da ölecekler. Hepsi yaşanmış, hepsi gerçek Yöntem çok, amaç tek: Şirketokrasi İle Yönetilen 'Küresel İmparatorluk' diyor john perkins
ve şöyle devam ediyor.

Yıl 2005 John Perkins kitabında anlatıyor; “Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç verip otobanlar yaptırırız. Sonra onlara arabalarımızı satarız. Sonra bankalarını satın alırız. O bankalardan halka ucuz krediler verip daha çok araba almalarını sağlarız. Böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle.

O ülkeye dünya bankası ya da kardeş kurumlardan kredi ayarlarız. Ayarlanan kredi “ASLA” o ülkenin hazinesine gitmez. O ülkede ‘proje‘ yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer. Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev havayolları yapılır. Aslında insanların işine yaramayan bir yığın beton. Bizim şirketlerimiz kazanır o ülkedeki birileri de nemalandırılır.

Toplum bu düzenekten hiçbirşey kazanmaz. Ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur. Bu o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkansızdır. Plan böyle işler. Sonunda ekonomik danışmanlar/tetikçiler olarak gider onlara deriz ki; “Bize büyük borcunuz var ödeyemiyorsunuz.

O zaman petrolünüzü satın, doğal gazınızı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin, askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, Birleşmiş Millletler de bizim için oy verin! Elektrik su kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! Onları Amerikan şirketlerine ya da diğer çok uluslu şirketlere satın…” Sosyal hizmetleri, teknik sistemleri, eğitim kurumlarını, sağlık kurumlarını hatta adli sistemleri ele geçiririz. Bu, ikili, üçlü, dörtlü bir darbeler serisidir.” diye devam ediyor.

Size kitabından kısa bir alinti yaptım. Kitapta çok daha korkunç bilgiler mevcut. Bu kirli aileler ve kirli dev şirketler sanki bir sülük gibi insanların kanini emmeye ant içmiş gibiler ve ne yazıkki bunu başarıyorlar. Daha aydınlık ve güzel günleri görmek dileğiyle hoşçakalın.

Bu videoda ki müzikler Youtube Müzik kitaplığından alınmıştır.


  (0)   Yorum


Hayatın her noktasın da yaşanmış yada yaşanan olayları sizlere hazırlıyoruz. Her hafta yeni bir video ile büyümeye devam ediyoruz.

Profili İncele Kemal Aldemir

Onaylandı